Bu kitabı ne umutlara yazdığımı bir bilseniz, gece mendille uyurdunuz. Başta ülkemiz olmak üzere şu son üç senedir zor zamanlar yaşadık, yaşıyoruz ve yaşayacağız gibi de geliyor. Salgın hastalıklar baş gösterdi, İzmir ve Elazığ gibi bazı yerlerde depremler oldu. Ve nihayet yılı yarıladıktan sonra karı görebildik. O bembeyaz örtüyü, pamuktan düşleri sinemize çekmeye çalışıyoruz.
Kitabın kapağında kullandığım görsel bir çok açıklama yapmama rağmen yine söylüyorum, ben değilim. Osmanlı prensesi Dürrüşşehvar Sultan. Kitabın baş karakteri Ahmet Cemil'in annesinin tasviridir bir bakıma .Evet kitapta yaşanmışlıklar var, belirli mekanlar var fakat hiçbiri bir bütün halinde gerçek değil. Ya canım kendini kitapta anlatmışsın diyenler oldu ve olacakta sanırım. Eğer ben kendi kırgınlıklarımı ve onlara inat yarabantlarımı sizlere gösterecek olsam eminim bu kadar ucuz bir yol seçmiş olmazdım. İnsan anlaşılmak istenen bir varlıktır, kitaplar ise sadece okunurlar. İşte biz de tam olarak yanlışı burada yapıyoruz. İnsanların yüzlerini, hallerini okuyor, kitapları bundan beri tutarak anlamaya çalışıyoruz. Toplum bu yönde ısrarla ilerlemek isteyecek olursa hiçbir adım atamaz gibime geliyor.
Saygıdeğer okuyucularım, lütfen okuyunuz, okuyunuz ve okuyunuz. Anlamanızı beklemiyorum zaten anlayamazsınız. Ama en azından dost aynasından kendinize bakmış olursunuz. Ve kaderim dediğiniz köşelerden dönmeden önce geçtiğiniz yollara tekrar dönüp bakın derim. Bu tavsiye elbet bir gün işinize yarayacaktır umuyorum.
Beyzanur Bilyay
Yorumlar
Yorum Gönder