İnanç ve inançsızlık arasında kalan şüphe, insanı içten içe bitiren en güçlü duygulardan biridir. Bu duygunun yoğunluğuyla gerçeklik yok olur ve büyük bir boşluğa doğru yol alırız. İçinde bulunduğumuz bu durum bizi içten içe tüketir ve gerçeklerden tamamıyla uzaklaştırır. Olayların başı sonundan daha karmaşık bir hal almaya başlar.
Şüphe duygusuna başka bir boyut kazandıran Lee Chang-Dong, orijinal adı Buh-Ning olan Şüphe filmiyle, olayların gizemini koruyarak seyirciye aktarır. Seyircisiyle bütünleşmiş olan usta yönetmen seyircilerin beklentilerini iyi hazırlanmış senaryosu ve çekimlerde kullandığı doğal ışıklı çekim yöntemi sayesinde filme kazandırdığı gerçeklik algısıyla karşılar. Kendine has bir anlatımı olan Chang-Dong, filmde ele aldığı konulara farklı boyutlar kazandırır. Bu yüzden filmi her izleyen onu kendi bakışıyla yorumlar. Ancak ne şekilde bakılırsa bakılsın Şüphe filmi için değişmez mesele öfkedir. Şüphe filminde farklı nedenlerle farklı şeylere duyulan öfke, ana karakter üzerinden anlatılır.
2018 Cannes Film Festivali’nde ilk kez gösterime giren Güney Kore yapımı dram, gerilim filmi Şüphe, Haruki Murakami’nin on sayfalık öyküsünden uyarlamadır. Aslında filme kitaptan uyarlama demek doğru olmaz çünkü filmin yönetmenliğinin yanı sıra senaristliğini de yapan Chang-Dong kendini seyircilerinin yerine koyarak, onların bakışıyla hikâyeyi tekrardan oluşturur. Kitaptan uyarlanan filmlerde, kitap filme çok şey katar ancak burada olayların akışı tam tersi yöndedir. Film kitabını besleyen bir kaynak niteliğindedir.
Filmin tamamında bulunan ana karakter rolünü Yoo Ah-İn (Jong Soo) canlandırır. Filmde içinde Jong Soo’nun olmadığı sahne hiç denecek kadar azdır. Jong Soo filmle bütünleştirilir ve filmde verilmek istenen mesajlarda aracı olarak görev alır. Yoo Ah-İn dışında Steven Yeun (Ben) ve Jeong Jong-Seo (Hea-mi) gibi isimler de oyuncu kadrosunda yer alır.
Üç karakter üzerinden Kore’nin mevcut durumunun izleyicilere aktarıldığı film birçok alt metni barındırır. Bu metinler politik anlamlar taşımanın yanı sıra izleyicilere yeni kuşak Koreli gençlerin yaşamını gösterir. Üç karakter üzerinden anlatılan Kore’nin toplumsal yaşamı, aslında kaldırılmış olan ama asla tamamıyla yok olmayan, toplumsal sınıf ayrımını bütün açıklığıyla göz önüne sürer.
Bir ülkenin toplumsal, sosyal ve siyasal hayatını dolaylı yoldan aktaran film 2018 yılı festivallerinde beklenen ilgiyi göremedi. Bunun temel sebebi olarak filmin belirsizliği gösterilebilir. Belirsizlikle sonlanan film netlik isteyen insanlarda hoş olmayan etkiler yaratır. Bunun nedeni “Şüphe” kelimesinin sadece filmin adıyla sınırlı olmamasıdır. Film sadece olaylar karşısında gerçeklikten şüphe duyan Jong Soo’nun duygusuyla ilgili değildir. Bu olaylar dâhilinde bizler de şüphe duyarız. Çünkü filmde gerçek ve gerçek olmadığı düşünülen şeyler seyirciyi şüphelendirir. Kesin gerçeklerin olmadığı filmde aynı zamanda tam bir final sahnesinin olmadığını da söylemek mümkündür. Filmin tamamı seyirciye bırakılır. İçeriği, gerçekliği ve sonu…
Kore sineması izleyicisinin ne anlaması gerektiğini iyi bildiği bir sinema olup kendi kültürünü farklı bir biçimde yansıtır. Kültür ve sanat yönünden gelişmiş olan bu ülkenin en iyi temsilcilerinden biri olan Chang-Dong, sahip olduğu tüm kişiliğini ve bireysel düşüncelerini eserlerine yansıtır. Bu yüzden de seyircisi tarafından anlaşılır ve hak ettiği saygıyı görür.
Sadece tek bir bakış açısıyla bakmaya alışık insanoğlunun sinema sayesinde çeşitli bakışlar kazandığı bilinir. Şüphe filmi de izleyicilerine farklı bakış açıları sunar. Kesinlikle izlenmeye değer. İyi seyirler…
Şüphe duygusuna başka bir boyut kazandıran Lee Chang-Dong, orijinal adı Buh-Ning olan Şüphe filmiyle, olayların gizemini koruyarak seyirciye aktarır. Seyircisiyle bütünleşmiş olan usta yönetmen seyircilerin beklentilerini iyi hazırlanmış senaryosu ve çekimlerde kullandığı doğal ışıklı çekim yöntemi sayesinde filme kazandırdığı gerçeklik algısıyla karşılar. Kendine has bir anlatımı olan Chang-Dong, filmde ele aldığı konulara farklı boyutlar kazandırır. Bu yüzden filmi her izleyen onu kendi bakışıyla yorumlar. Ancak ne şekilde bakılırsa bakılsın Şüphe filmi için değişmez mesele öfkedir. Şüphe filminde farklı nedenlerle farklı şeylere duyulan öfke, ana karakter üzerinden anlatılır.
2018 Cannes Film Festivali’nde ilk kez gösterime giren Güney Kore yapımı dram, gerilim filmi Şüphe, Haruki Murakami’nin on sayfalık öyküsünden uyarlamadır. Aslında filme kitaptan uyarlama demek doğru olmaz çünkü filmin yönetmenliğinin yanı sıra senaristliğini de yapan Chang-Dong kendini seyircilerinin yerine koyarak, onların bakışıyla hikâyeyi tekrardan oluşturur. Kitaptan uyarlanan filmlerde, kitap filme çok şey katar ancak burada olayların akışı tam tersi yöndedir. Film kitabını besleyen bir kaynak niteliğindedir.
Filmin tamamında bulunan ana karakter rolünü Yoo Ah-İn (Jong Soo) canlandırır. Filmde içinde Jong Soo’nun olmadığı sahne hiç denecek kadar azdır. Jong Soo filmle bütünleştirilir ve filmde verilmek istenen mesajlarda aracı olarak görev alır. Yoo Ah-İn dışında Steven Yeun (Ben) ve Jeong Jong-Seo (Hea-mi) gibi isimler de oyuncu kadrosunda yer alır.
Üç karakter üzerinden Kore’nin mevcut durumunun izleyicilere aktarıldığı film birçok alt metni barındırır. Bu metinler politik anlamlar taşımanın yanı sıra izleyicilere yeni kuşak Koreli gençlerin yaşamını gösterir. Üç karakter üzerinden anlatılan Kore’nin toplumsal yaşamı, aslında kaldırılmış olan ama asla tamamıyla yok olmayan, toplumsal sınıf ayrımını bütün açıklığıyla göz önüne sürer.
Bir ülkenin toplumsal, sosyal ve siyasal hayatını dolaylı yoldan aktaran film 2018 yılı festivallerinde beklenen ilgiyi göremedi. Bunun temel sebebi olarak filmin belirsizliği gösterilebilir. Belirsizlikle sonlanan film netlik isteyen insanlarda hoş olmayan etkiler yaratır. Bunun nedeni “Şüphe” kelimesinin sadece filmin adıyla sınırlı olmamasıdır. Film sadece olaylar karşısında gerçeklikten şüphe duyan Jong Soo’nun duygusuyla ilgili değildir. Bu olaylar dâhilinde bizler de şüphe duyarız. Çünkü filmde gerçek ve gerçek olmadığı düşünülen şeyler seyirciyi şüphelendirir. Kesin gerçeklerin olmadığı filmde aynı zamanda tam bir final sahnesinin olmadığını da söylemek mümkündür. Filmin tamamı seyirciye bırakılır. İçeriği, gerçekliği ve sonu…
Kore sineması izleyicisinin ne anlaması gerektiğini iyi bildiği bir sinema olup kendi kültürünü farklı bir biçimde yansıtır. Kültür ve sanat yönünden gelişmiş olan bu ülkenin en iyi temsilcilerinden biri olan Chang-Dong, sahip olduğu tüm kişiliğini ve bireysel düşüncelerini eserlerine yansıtır. Bu yüzden de seyircisi tarafından anlaşılır ve hak ettiği saygıyı görür.
Sadece tek bir bakış açısıyla bakmaya alışık insanoğlunun sinema sayesinde çeşitli bakışlar kazandığı bilinir. Şüphe filmi de izleyicilerine farklı bakış açıları sunar. Kesinlikle izlenmeye değer. İyi seyirler…
Berfin Yalçın
Yorumlar
Yorum Gönder