Bir Ömür “Aşk (Amour)”

Platon tarafından “ciddi bir akıl hastalığı” olarak tanımlanan aşk kelimesinin kökeni Arapçadaki “aşaka”dan gelmektedir. Aşaka; sarmaşmak, sıkıca tutunmak, sarmaşık anlamına gelir. Yani birbiriyle iç içe geçmiş, iki kişilik, sınırlı zamanda sınırsız bir duygu.

Aşk önce insanı sonra sanatını besler. Eski aşklara karşı duyduğu özlemi seyirciye tüm gerçekliğiyle aktaran ve düşüncelerini sanat haline getiren Michael Haneke, 2012 yapım Aşk (Amour) filmiyle iki insanın paylaştığı bağı izleyiciye sunar. Her çeşit izleyiciye hitap eden film, hepimize tanıdık gelebilecek bir hikâyeyi temel alır. Hayatlarının sonuna gelmiş iki yaşlı insanı ve onların arasındaki çeşitli duygusal bağı veya yalnızca aşklarını…

Başrollerinde Jean-Louis Trintignant, Emmanuelle Riva ve Isabelle Huppert’in bulunduğu film bir birlerini çok seven bir çiftin hayatının bir dönemini ele alır. Bu dönem sevgilerinin azalmadığı fakat beklenmeyen bir hastalığın ortaya çıktığı bir dönemdir. Haneke, iki kişinin paylaştığı bu süreci çarpıcı bir açılış sahnesiyle anlatır. Bu sahne aslında bizi son hakkında bilgilendirir. En azından birinin sonu hakkında...


Emekli müzik öğretmeni olan Georges ve Anne, 80’li yaşlarda ve hayattan zevk almayı bilen, her anın tadını çıkaran bir çifttir. Anne ve Georges’ın en büyük korkusu birbirlerini kaybetmeye yöneliktir. Evlerinin içinde kendilerine ait bir hayatlarının olduğunu gördüğümüz çift burayı küçük bir dünya olarak kurgulamıştır. Evleri onlar için adeta bir mabettir. Kutsal saydıkları ve aralarındaki bağı güçlendirdikleri bu yere yabancıların hatta biricik kızlarının bile girmesinden rahatsız olmakta, her şeyi birlikte yaşamak istemektedirler. Sadece yabancıların değil olumsuz durumların varlığı da onları epeyce rahatsız etmektedir. Bu rahatsızlık durumunu Haneke, araya serpiştirdiği nesneler aracılığıyla izleyiciye hissettirir. Tabi bu hissiyatın yayılmasında usta oyunculukların etkisi de çok büyüktür.

Hayatlarını müziğe ve birlikteliklerine adayan çiftin hikâyesini anlatan Aşk filminde kullanılan müziklerin hepsi yarımdır. Güzel ve uzun bir hayat yaşasak bile bazı duygular gibi yarım kalmış müzikler…

Aşk filmiyle Haneke ideal bir ilişki tasviri yapar ve bu ilişkiyi yeni nesil ilişkileriyle kıyaslar. Bir yanda saf duygularla birbirine bağlı anne-baba, diğer yanda ilişkileri artık bir iş ortaklığı şeklini almış kız evlat- damat ilişkisi. Geçmiş ve gelecek… Dünya ve zaman üzerindeki değişimlerin duygulara yansıdığı boyutunu gösteren Haneke, son yılların en iyi dram filmini seyirciye sunar ve yapılacak tüm yorumları seyirciye bırakır.

Seyircinin alması gereken mesajı doğru çözümlemesi, yönetmenin filmiyle bütün olmasını gerektirir. Ancak yönetmen filmiyle bütün olmakla kalmayıp, anılarını filme taşırsa ne olacağı hakkında konuşmak ayrı bir heyecandır. Bir yandan her fırsatta birbirleriyle iletişim kuran iki seven kişi diğer yandan onların iletişiminde hayatından bir dönem yansıtan yönetmen.

İncelikle hazırlanmış, usta oyuncuların eşliğinde, son derece tiziz bir yönetmenin bakışıyla yapılan bir film. Sizce de izlenmeye değmez mi? İyi seyirler.

Yorumlar

  1. Çok güzel olmuş eline sağlık

    YanıtlaSil
  2. Bir film yorumu bile insana bir şey katabiliyormuş, bu bilgiler için çok teşekkürler

    YanıtlaSil

Yorum Gönder