Antik Yunan'da Eğitim ve Spor

Paideia sözcüğü ile tanımlanan eğitim, Eski Yunanların yaşamında önemli bir yer tutardı. O dönemde üç alanda temel eğitim veriliyordu. Grammatistes , Kitharistesadlı ,Paidotribes .

Çocuklar yedi yaşından itibaren okula gidip bu eğitimleri alırlardı. Fakat eğitim para karşılığında verildiğinden, çocukların üç eğitimi birden almaları mümkün olmayabiliyordu.

Gençler ise tıp, hukuk, felsefe, hitabet gibi konularında eğitim görürlerdi. En ünlü eğitim kurumları Sokrates, Platon ve Aristoteles’in okulları idi.


Eski Yunan toplumunda atletizm de eğitimin bir parçasıydı. Atleti yarışmaya çeken, ödülün maddi değerinden ziyade manevi değeriydi. Kimi zaman ödülü kazanan ödülü tapınağa bağışlardı. Eski Yunan yaşamında onur ve üstün olma en büyük erdemlerden sayılıyordu.

Atletizmin belirli kural ve disiplinde yapılması için Palaistralarda ya da güreş alanlarında atletizm eğitimcileri mor pelerin giyiyorlardı. Ellerinde taşıdıkları uzun, ucu çatallı sopaları onların görevlerine işaret etmekteydi. Sopayı aykırı davranışlarda bulunan öğrenciler için kullanıyorlardı. Bütün beden eğitimi çalışmaları çıplak yapılırdı. Öğrenciler banyo yapar, yağlanır ve pudralanırlardı. Antrenmanlarda koşu, disk atma, uzun atlama, cirit atma ve güreş çalışıyorlardı. Antrenmandan sonra öğrenciler soyunma odalarına dönerlerdi. Strigilis denen aletle, vücutlarında biriken kir, yağ ve teri temizlerlerdi. En sonda banyolarını yapıp günlük eğitimlerini bitirirlerdi. Beden çalışmalarının çoğu müzik eşliğinde yapılırdı. Çünkü Yunanlar fiziksel uyum kadar zarafet ve ritme de önem veriyorlardı.

İlk Olimpiyat Festivali geleneksel olarak M.Ö. 776’ya tarihlenmektedir. Festival boyunca, bu büyük spor organizasyonuna katılacak olan devletlerarasında bir barış antlaşması yapılırdı. Saldırmazlık antlaşması üç ay sürerdi. Haberciler bu haberi duyurmak için kent kent gezerler, yarışmacıları ve izleyicileri festivale davet ederlerdi. Festival yaz aylarında düzenlenmekte ve beş gün sürmekteydi. Kadınlar oyunlara yalnızca izleyici olarak katılmaktaydı. Her yarışma sonunda kazanan sporcuların adları duyurulurdu. Düzenleme komitesi başkanı, ödül olarak, yabani zeytinden bir baş çelengi sunardı.

Olimpiyat oyunları M.S. 393 ‘te roma imparatoru I.Theodosius tarafından yasaklanarak son bulmuştur.

Yorumlar