Düşman, uzaklarda olmasını temenni ettiğimiz fakat her zaman uzakta olmayan, bazen en yakınımız veya en benzerimiz olarak karşımıza çıkan, kendimizi tehlikede hissetmemize neden olan kişi/kişilerdir. Ne tarz düşman varlığının daha korkutucu olduğu tartışılabilir. Ancak sana birebir benzeyen birinin yarattığı tehlike hissi son derece rahatsız edici olmalı.
Yönetmenliğini
Denis Villeneuve’nin yaptığı 2013 Kanada-İspanya yapımı olan Düşman filmi
psikolojik-gerilim filmidir. Oyuncu kadrosunda Jake Gyllenhaal (Adam Bell,
Anthony St. Claire), Mélanie Laurent (Mary), Sarah Gadon (Helen) ve Isabella
Rossellini (Anne) gibi isimler bulunur. Düşman filminde en etkin rol tabi ki
filmin neredeyse tamamını yüklenen Jake Gyllenhaal’dır. Bir filmde iki karakter
canlandıran Gyllenhaal’in oynadığı karakterlerden hangisinin başrol olduğu
izleyiciler için farklılık gösterir. Benim için ise bir muamma…
José Saramago’nun “Kopyalanmış Adam” kitabından uyarlanan film, kitaba birebir bağlı kalmaz. Bazı karakter isimlerinin değişik olmasının yanı sıra bazı durumlar filmde net değildir. Bir rüyanın içinde geçiyormuşçasına sunulan film, incelikle işlenmiş senaryosu ve ustalıkla sürdürülen gizemli havasıyla seyirciyi hikâyesine dâhil eder.
Bağlanma
ve aldatılma korkuları bulunan karakterlerin iç dünyalarını daha iyi
anlayabilmemiz için filmde görsel atmosfer daha cansız, ölü renklerle
oluşturulur. Bu durum bizi filmin içine çekmekten ziyade karakterlerin yaşadığı
monotonlaşmış hayatı anlamamızı ve onlarla duygusal bağ kurmamızı da sağlar.
Adam
karakteri üzerinden Marx’a değinen yönetmen filmin bütününe bakıldığında modern
şehir eleştirisi yapar. Ayrıca yabancılaşma kavramına dikkat çeker. Bu durumu
en iyi bloklar halindeki binaların çekilme şeklinden anlayabiliriz. Toplumsal
bir paylaşım alanı olan binalarda herkes kendi kutusunda, kalabalık içinde
yalnız başına yaşamakta. Bir diğeriyle aynı ama yalnız bir hayat…
Film hakkında derinlemesine bir analiz yapmak bu iş için uzun uğraşlar veren yönetmenimize saygısızlık olur. Çünkü sevgili yönetmenimiz Denis Villeneuve seyircilerden; filmi analiz etmelerini değil, onunla duygusal bağ kurmalarını, karakterlerin iç dünyasını hissetmelerini ve farklı neden-sonuç ilişkilerini göz önüne almalarını ister.
Usta
oyunculukların sahnelendiği ve ilginç bir konunun işlendiği film izlenmeye
değer. İyi seyirler…
Berfin
Yalçın


Yorumlar
Yorum Gönder