Bir Adam Yaratmak

1937 yılında Necip Fazıl Kısakürek tarafından kaleme alınmış, aynı yıl Muhsin Ertuğrul tarafından ilk gösterimi yapılan bu tiyatro eseri, üç bölümlük bir dizi olarak 1977 de Yücel Çakmaklı yönetiminde yayına girdi.

Eserin konusu ölüm korkusudur. Babası intihar eden ve annesini öldüren Hüsrev, bu kazadan sonra büyük bir yalnızlık içine girer. Çok yalnızım. Yalnızlığımı gidermek için aldığım her tedbir, yalnızlığımı çoğaltmak oluyor, der üstat sayfa otuz altıda. Bu karışık durumda babasının niye intihar ettiğini çözmeye çalıştıkça Hüsrev deliliğe doğru gider.


Üçüncü perde de annesi babası gibi intihar etmesinden korkarak bahçedeki incir ağacını kestirir. En son babasının portresiyle konuşan Hüsrev, yaşamıyoruz; resimlerimiz, fotoğraflarımız kadar yaşamıyoruz, diyerek hastane görevlilerine teslim olur.

İnsan hep bir adam olarak yaratıldığını düşünür ama asıl insan kendini kendinden yarattığı kadardır. Ortak keder ve zaaflar bize yön verir gibi görünür ama rücu eden bir hal var ki o da önceki aklın sonradan ortaya çıkmasıdır. Diyor ya sayfa elli beşte, ne de kolay ağlıyorsunuz! Siz bir takım insanlar, ne de kolay ağlıyorsunuz! Gözyaşlarınız olmasaydı neyle müdafaa edecektiniz kendinizi?


Keder kadere mani midir, asla! Bıçak kesiğinden kan akmaz mı hiç? Bir adam yaratılmak için akıl, vicdan ve ruh gerekmez mi?

Beyzanur Bilyay

Yorumlar