Cicero (M.Ö. 106-43)

Tam adı Marcus Tullius Cicero olan Retorik ’in Ustası, Latium’un güneyindeki Arpinumlu bir aileden gelen aristokrat sınıfına mensup bir yazar ve devlet adamıdır. Latince ve Yunanca eğitim alan ve Roma’da felsefe ve hukuk tahsili gören Cicero, M.Ö. 79 yılında Atina’ya gider. Burada retorik dersleri alır ve aynı yıl evlenir. Yunanistan’dan döndükten sonra politikaya atılır. Çalışmalarını Latince kaleme almış olan Cicero, M.Ö. 63 yılında konsüllük yapar. Hitabet üzerine denemeler kaleme alır. Çeşitli kamu kurumlarına ve meclislere hitaben yazılmış 50’den fazla konuşma metni yazar. Ayrıca ‘retorik’, ‘felsefe’, ‘şiir’ ve ‘mektuplar’ başlıkları altında toplanabilen çalışmaları vardır.

Yargılama sırasında ortaya koyduğu dürüstlüğü ve hitabet sanatındaki başarısı ona büyük bir ün kazandırır. Cicero daha sonra Roma hukuku ile ilgili uzmanlığını arttıran çeşitli görevlerde bulunur.

Cicero Julius Caesar ve Gnaeus Pompeius Magnus arasındaki Roma iç Savaşı’nda Pompey’in tarafını tutar. Savaşı kazanan Caesar buna rağmen Cicero’yu affeder. Ancak Cicero Caesar’ın elde ettiği diktatörlükten rahatsızdır. Yine de ona karşı düzenlenen komplonun bir parçası olmayan Cicero, Caesar’ın ölümü üzerine yerine geçen Mark Antony’in Senato’da gücü eline geçirmemesi için çaba harcar. Bu durum üzerine öfkelenen Antony, Cicero’yu politik hısımları arasına ekler. Tarihin gördüğü en büyük hatiplerden olan Cicero, Antony’in adamları tarafından kıstırılır ve başı kesilerek öldürülür.

Marcus Tullius Cicero’nun hayata dair çıkarımlarından oluşan günümüze kadar ulaşmış sözlerinden bazıları şunlardır:

İyi bir dost ikinci bir “ben” dir.

İçinde kitap olmayan bir oda, ruhsuz bir beden gibidir.

Kaygılara ve dertlere neden oluyorlar diye erdemlerden vazgeçilmez.

İnsan, yaşamının dörtte üçünü yapamayacağı şeyleri istemekle geçirir.

Dostunun hatalarını görmezden gelen, onun uçuruma yuvarlanmasına neden olur.

Roza Yalçın

Yorumlar