Yakındaki Yabancı: Elly Hakkında

Asgar Ferhadi’yle başladığımız film yolculuğumuza, gene onunla devam edelim.

Elly Hakkında filmi, 2000’li yıllarda sinema sektöründe yer almaya başlayan Ferhadi’nin çıkış filmi niteliğinde olup, Berlin Film Festivali’nde Ferhadi’ye, En İyi Yönetmen ödülünü kazandırır. Ayrıca Ferhadi’nin Avrupa ülkelerinde de tanınmasını sağlar. İran toplumu üzerindeki algıları sınırlı olsa da değiştiren film, Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödülünü kazanır.

Ferhadi’yi bir sonraki başyapıtına hazırlayan Elly Hakkında filmi, 2009 yapımı dram-gizem filmi olup, oyuncu kadrosunda ise; Taraneh Alidoosti (Elly), Gülşifte Ferahani (Sepideh), Shahab Hosseini (Ahmad), Peyman Moadi (Peyman), Mani Haghighi (Amir), Saber Abbar (Ali Reza), Merila Zare’i (Shohreh), Rana Azadiver (Naazi) ve Ahmad Mehranfar (Manoochehr) gibi önemli isimler yer alır.

Ferhadi, toplumsal sorunları insan ilişkileri doğrultusunda ele alır. Elly Hakkında filminde de katı toplumsal yapıya yönelik eleştiriler seyirciye sunulur.

İran’da günlük hayatın tek tip olduğu yönündeki yanılgıları, toplumda eğitimli-kültürlü insanlarının varlığını, liberal bir grup üzerinden anlatan filmin konusuna bakalım. (spoiler içerir)

Her şey bir arkadaş grubunun tatil planlamasıyla başlar. Üç günlük kısa bir tatil yapmak isteyen üç çift aile ile Almanya’dan yeni dönmüş olan Ahmad ve mesleği öğretmenlik olan Elly, Sepideh’nin organize ettiği bu tatile birlikte çıkarlar. Fakat hayat, Sepideh’nin beyaz yalanlar üzerine planladığı bu kısacık tatili kendi istediği yönde şekillendirir. Deniz kıyısında tatil yapan grup Elly’nin ortadan kaybolmasıyla birlikte yavaş yavaş birbirlerinden kopmaya, kendi iç çatışmalarını yaşamaya başlar. Elly’nin nerde olduğunu bulmaya çalışan grup ahlaki ikilemler içerisinde kalır ve kendilerine günah keçisi ararlar.

Seyircisini filmine ustaca dahil eden Ferhadi, Sepideh karakterini suçlanacak özelliklerle işler. Sepideh, sıklıkla yalana başvuran ve kendi bildiği doğrultuda ilerleyen bir karakter olarak öne çıkar. İyi niyetle söylediği yalanları, olayın büyümesine ve gittikçe karmaşık bir hal almasına neden olur. Derin duygular barındıran karakter, çoğu kişi için ‘en büyük suçlu’ olarak nitelendirilebilir.

Elly karakteri ise gizemiyle karşımıza çıkar. Beraber tatile çıktığı insanların yanında hem eğlenip hem de büyük bir içsel çatışma yaşadığı, oyuncunun üstün performansıyla seyirciye aktarılır. İlk sekanstan itibaren Elly’nin sakladığı bazı gerçeklerin varlığı ve bu gerçeklerin onu rahatsız ettiği görülür. Elly’nin Ahmed’le yaptığı bir konuşma sırasında duyduğu “kötü bir son, sonsuz mutsuzluktan daha iyidir” sözüyle sarsılması, onun hayatına dahil merakımızı artırır. Elly hakkında yapılan filmde gizemli karakterimiz adına pek bir şey öğrenemeyiz. Sadece kendisini kapana kısılmış gibi hissettiğini anlarız.

Filmin girişinde karanlık olan ekranda küçük bir delik görülür. Seyirciyi içine çeken bu karanlık aslında bize Elly hakkında ipucu verir. Gittikçe büyüyen ışık tünelin sonundaki ışığı oluşturur. Bize bir sonun varlığını hatırlatan tünel içerisinde Elly’nin olduğu arabayı görürüz. Burada ilk kez özgürlüğü tatmış gibi mutludur…

Mutlu ve eğlenceli başlayan film bir anda gerilim filmine döner. Tatil için planlanan mekan filmin büyük çoğunluğunun geçtiği yerdir. Deniz kenarındaki bu eski evi gördüğümüz ilk anda kötü bir şeyler olacağını hissederiz. Özellikle de dikkatimiz dışarıda oyun oynayan küçük çocuklara kayınca.

Üç günün ayrı üç dönem olduğu filmde ilk gün herkes mutludur. İkinci günde ise Elly eve dönmek ister ama Sepideh buna izin vermez. Bunun üzerine yaşanan olay Sepideh’nin iç çatışmalarının başlamasıyla devam eder. Olanlardan kendini suçlayan Sepideh, ailesinin ve dostlarının da kendisini suçladığını görür. Bu noktadan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını anlayan grup, olaydan en az zararla kurtulmaya çalışır. Bu uğurda masum birinin namusu hakkında yalan söylemeyi bile göze alırlar… Tüm zamanlarda olduğu gibi toplum namus kavramını kadınlarla özdeşleştirir. Kendini savunamayacak kişilerin namusu hakkında konuşmak kolaydır. O zamanda da bu zamanda da.

Filmin son sahnesinde kafamızda bir sürü soru işaretiyle birlikte kuma batmış araçlarını çıkarmaya çalışan grubu görürüz. Aslında kuma batan arabalarından çok daha fazlasıdır…

İzleyicisini hareketli kamerayla birlikte filme dahil etmeye çalışan Ferhadi, filmin neredeyse tamamında dalga seslerini kullanarak gerilimi arttırır. Bu yöntemleriyle seyirciye olayların içinde oldukları hissini iletir.

İzlenmeye değer bu film yalanın beyazı-pembesi, küçüğü- büyüğü olmayacağını bize bir kez daha hatırlatır.

Berfin Yalçın

Yorumlar