Efsaneler yüzyıllar öncesinden günümüze kadar ulaşmıştır. Bu efsanelerden biri olan yakışıklı Narkissos ve güzel bir peri kızı olan Ekho’nun efsanesi ise şöyle başlar:
Güzel peri Ekho bütün gün tabiatta çiçekli kırların içinde dolaşır; karşısına çıkan peri, tanrı ve tanrıçalarla konuşarak zamanını geçirir. Bir gün Narkissos adında çok yakışıklı bir avcı görür. Ekho bu genç avcıya ilk görüşte âşık olur. Hemen çevredeki su perilerinden bu genç hakkında bilgiler edinmeye çalışır. Su perileri Narkıssos' tan bahsettiğini fark edince ‘Tanrılar, tanrıçalar, bütün ölümlüler onun peşindedir. Kimselere dönüp bakmaz. Umutsuz aska düşme sakın’ diye Ekho’yu uyarırlar. Tüm uyarılara rağmen Ekho, her gün Narkıssos'u görmeye, uzaktan uzağa seyretmeye başlar. Aşkının karşılığını bulmayı arzulayan Ekho, sonuç ne olursa olsun aşkını ilan etmeye karar verir. Fakat Narkissos bu sevgiye karşılık vermez ve Ekho'nun yanından uzaklaşır. Ekho bu durum karşısında günden güne eriyerek içine kapanır. Bir süre sonra da ölür. Ekho'nun kemikleri kayalara, sesi ise eko dediğimiz yankılara dönüşür.
Olympos Tanrıları bu duruma çok
kızar ve Narkissos’u cezalandırmaya karar verirler. Günlerden bir gün av
üzerindeki Narkissos susar ve bitkin bir şekilde bir nehir kenarına gelir.
Buradan su içmek için eğildiğinde, sudan yansıyan kendi yüzü ve vücudunun
güzelliğini görür. Daha önce fark etmediği bu güzellik karşısında adeta
büyülenir. Kendine âşık olmuştur. Bu seyirden kendisini bir türlü alamayan
Narkissos gitgide hissizleşir, dünya yaşamına gözlerini yumar ve bulunduğu yere
kök salarak açılmış bir çiçeğe dönüşür. Aynı Ekho gibi Narkissos da günden güne
erimeye başlar ve orada sadece kendini seyrederek ömrünü tüketir. Öldükten
sonra vücudu nergis çiçeğine dönüşür.
Nergis çiçeğine adını veren
Narcıssus’ un efsanesi hemen her çağda şairlerin esin kaynağı olmuştur.
Narsis olmadan nergis kokulu
yarınlara...
Roza Yalçın


Yorumlar
Yorum Gönder