Yedinci yüzyılın düsturu 1653’te
yandaşlarından biri tarafından şu şekilde geliştirilen o dâhiyane ve naif
okulun mensuplarındandı:
“Çiçekleri hor görmek tanrıya karşı
gelmektir.”
Okulun en katısı olan Laleciler
okulu 1653’te bu düsturdan şöyle bir çıkarım yapmıştır:
Çiçekleri hor görmek tanrıya karşı
gemektir. Çiçekler ne kadar güzelse, onu hor görme tanrıya daha çok karşı
gelinir.”
Dumas’ın Üç Silahşörler, Demir Maske, Monte Kristo Kontu gibi pek sevilen bu eseri ülkemizde de çok sevilmiş, TRT radyolarında arkası yarın radyo tiyatrosu olarak defalarca yayınlanmıştır. Bir dünya klasiği olan eser 1672’li yılların Hollanda’sında geçer, tarih ve aşk türünde bir romandır. Kitap kahramanı olan Cornelius babasının vasiyeti üzerine gezip tozan, hayatın renklerini tanıyan biridir. Bu renklerden üçünde –biri siyah lale- olmak üzere usta olmuştur. Yetiştirdiği laleler çok ünlüydü çünkü bu işi severek yaparken başarılı olmayı da becerebilmişti. Cornelius’un bir gün Isaac Boxtel adında bir yan komşusu olur. Kıskanç komşusu laleleri için oluşturduğu nem ve sıcaklık dengesini bozacak biçimde ev yaptırır. Boxtel komşusunun başarısını kralın siyah laleyi üretebilen kişi için koyduğu 100.000 altını almaya muktedir olduğunu görünce kıskançlığı basit bir duygu olarak kalmaz, bir hırsız olmaya kadar götürür. Önce haksız yere hapse attırır sonra sürgün ettirir ve bu işi idama kadar götürürken baş gardiyan Gyriprus’un kızı Roza Gyriprus’a aşık olunca Dumas’ın dediği gibi “Aşk çiçekleniyor ve etrafındaki her şeyi de çiçeklendiriyordu: Aşk dünyanın tüm çiçeklerinden daha pırıltılı daha hoş kokuluydu.”
Roman orijinal adı ile La Tulipe Noire şekliyle Baudry tarafından Paris’te 1850’ de üç bölüm halinde basılmıştır. Kitabın hâkim konusu olan lale severlik aynı zaman diliminde bulunduğumuz coğrafyada Lale Devri olarak geçmektedir. Lalelerin dünyada meşhur olmasında Hindistan’ın Ceylan adlı çay yetiştirilen bölgesinden İran üzerinden Anadolu’da ve farklı yollarla Avrupa’da özellikle büyük ticaret hacmi kapladığı Hollanda’da rağbet görmüştür.
“Asıl
amaçlar uğruna nadir zamanlarda doğru kahramanlar çıkar. İşte şans eseri oluşan
koşullar altında tarih, kendine birini seçer ve onu gelecek kuşakların
kahramanı yapar.”
A.DUMAS
Beyzanur Bilyay



Yorumlar
Yorum Gönder