Klasikler ve çok satanlar listesinde sıkça gördüğümüz bu kitap Jane Austen'ın romantik kalemiyle bir çoğumuzun gönlünü çelen saygın bir eserdir. 1813'de yayın hayatına giren Aşk ve Gurur'u orjinal adıyla "Gurur ve Önyargı"yı sosyal medyada kitap alışverişi postlarında bu ad değişikliği nedeniyle ironik bir biçimde anımsadığımı da belirteyim. Bunun sebebi eser Türkçeye uyarlandığında Can Yayınevi gibi bazı yayınevlerinin kitabın ismine aşk kelimesine yakıştırdığından ötürüdür. Aslında çok da matah bir neden ileri sürülemez bu ikilem için. Fakat bol bol bilgisizlikten dolayı iki farklı eser sanılması da acı bir gerçektir.
Kitabın yayın kısmını geçtiğimize göre biraz da beyaz perdeye yansımasından konuşalım.
Bu kitapta Çalıkuşu, Yaprak Dökümü ve Aşk-ı Memnu gibi edebiyat uyarlamaları bizde birçok kez televizyon dizisi, tek perde ve üç gösterimlik sinema gibi mecralara aktarılmıştır. Bunlardan en dikkat çekeni 2005 yapımı, başrollerin Keira Knightly ve Matthew Macfodyen; Elizabeth Bennet ve Fitzwilliam Darcy karakterlerine büründüğü filmin hem oyuncu hem de yapım için birçok ödül aldı, birçoğuna aday gösterildi. İtiraf etmeliyim ki kitap karakterlerine hem okurken hem de izlerken iki kez âşık oldum.
Kitabın adından da anlaşıldığı üzere gururlu iki insanın başta önyargılı çekimi daha tutkulu bir aşka dönüşüyor. İşin Türkçesi aslında -derler ya- her aşk bir nefretle başlar, ha işte bu klişe!
Günümüz modern insanın herhangi bir klişe ilişkiye tahammülü yoktur. Çünkü dünya yapısalcı bir evrenden farklı bir yol alıyor yani 1813'de yazılan bir eser elbette klişedir ya da klasiktir. Aşk deneyseldir, bir ölçüde tekrardan sonra arayıp bulma işidir buna göre. Fakat işin içine gurur giriyorsa hani önyargı da varsa duvarlar Çin Seddi'ne dönüşür, hem de çift taraflı örülen bir Çin Seddi. Aşk işte bu duvarları eski zamardaki pular gibi bir bir yıkıyor. Bizim ülkemizde seyirlik bir şey varsa o da inşaat işlerini izlemektir. Bu sebeple modern insana sıkıcı gelen bu klişeler, bizde elde çekirdek seyir keyfi veriyor. Bu münasebetle romantizm döne döne izleniyor ve okunuyor. Belki de klişe sevgimizin nedeni budur.
Filmin hikâyesine gelince, beş kız çocuğu olan Bennet ailesi maddi nedenlerden ötürü evini miras ipoteği yaptırıyor. Bu tehlikeli durum kızların eş seçimine de yansıyor. İkinci çocuk olan Lizzy (Elizabeth) hiç tanımadıkları uzaktan akraba olan miras sahibi Mr. Carlos ile evlenmeye zorlansa da ruhunun uyuşmadığı bu tıknaz herifle bir gelecek istemiyor. Daha sonra onun yerine ablası Mary sırf bunun için Carlos ile evleniyor. Kızların davet edildiği baloların birinde Lizzy, Darcy'e; bir küçüğü Jane de arkadaşı Bingley'e âşık oluyor. Darcy başta seçkin ve soylu kimliğini fazla göstermese de daha sonra gelişen olaylarda tavırlarıyla kendini öne sürüyor. Bu nedenle iki aşık başta gururları ve çevrenin uyarıları engel olsa da birbirlerine daha bir tutkuyla seviyorlar. İlk zamanlar önyargıları nedeniyle kızlardan uzak durmak isteyen Darcy arkadaşı Bingley'i de etkiliyor. Ablaları bir yandan aşk oyunlarıyla meşgul görününce en cesaretli hareketi, beklenmedik bir şekilde, bir subaya kaçarak en küçük kardeşleri Lydia yapmış oluyor.
Filmin hikâyesine gelince, beş kız çocuğu olan Bennet ailesi maddi nedenlerden ötürü evini miras ipoteği yaptırıyor. Bu tehlikeli durum kızların eş seçimine de yansıyor. İkinci çocuk olan Lizzy (Elizabeth) hiç tanımadıkları uzaktan akraba olan miras sahibi Mr. Carlos ile evlenmeye zorlansa da ruhunun uyuşmadığı bu tıknaz herifle bir gelecek istemiyor. Daha sonra onun yerine ablası Mary sırf bunun için Carlos ile evleniyor. Kızların davet edildiği baloların birinde Lizzy, Darcy'e; bir küçüğü Jane de arkadaşı Bingley'e âşık oluyor. Darcy başta seçkin ve soylu kimliğini fazla göstermese de daha sonra gelişen olaylarda tavırlarıyla kendini öne sürüyor. Bu nedenle iki aşık başta gururları ve çevrenin uyarıları engel olsa da birbirlerine daha bir tutkuyla seviyorlar. İlk zamanlar önyargıları nedeniyle kızlardan uzak durmak isteyen Darcy arkadaşı Bingley'i de etkiliyor. Ablaları bir yandan aşk oyunlarıyla meşgul görününce en cesaretli hareketi, beklenmedik bir şekilde, bir subaya kaçarak en küçük kardeşleri Lydia yapmış oluyor.
Filmin sonu ise herkesin görmek istediği gibi mutlu sonla bitiyor diyeyim, ayrıntıya girmeyeyim belki izleyip yorumlarda görüşlerinizi belirtirsiniz :)
Beyzanur Bilyay




Yorumlar
Yorum Gönder