Tarih Boyunca Dünyayı Etkisi Altına Alan Salgın Hastalıklar


Tarih boyunca medeniyetler salgın hastalıklar ile hep mücadele içerisinde bulunmuşlardır. Bu salgın hastalıkların seyri şehirlerin bile yok olmasına sebep olmuştur.

Salgın hastalıklar, insanlığın var olduğu en eski tarihlere kadar dayanmaktadır. Öyle ki M.Ö Hitit uygarlığında yirmi yıl süregelmiş bir veba salgının olduğu bilinmektedir. Büyük İskender’in döneminde de veba salgını baş göstermiş ve bu salgın Roma imparatorluğunu da etkisi altına almıştır. Tarih boyunca adını sıkça duyduğumuz vebanın birçok devleti de etkilemiş olduğunu ve büyük acıların eşiğine getiren derinden izleri olan bir salgın hastalık olduğunu kaynaklar eşliğinde kayıtlara geçmiş olduğunu görmekteyiz. Bilinen ilk büyük veba salgını 514 yılında ortaya çıkan "Justinyen Vebası" olarak bilinmektedir. Justinyen Vebası 25 milyon insanın ölümüne sebep olmuştur.

                Başka bir veba salgınından  bahsedecek olursak; Orta Çağ’da baş göstermiş olan Cüzzamdır. Cüzzamlı hastalar tıpkı bir günahkar olarak görünürler ve onlara kötü davranılırdı.

                14. yüzyıl da ise tekrara bir veba salgının baş göstermiş olduğunu görürüz ve bu sefer büyük yankı uyandıran bir vebanın olduğunu söylemek mümkündür. Bundan dolayı ‘‘Kara Ölüm’’ olarak da adlandırılmıştır. Tacirler vasıtası Kırım civarı  Tatarlar arasında kendini gösteren bu veba Avrupa'yı da etkisi altına almıştır.

                16. yüzyıla geldiğimizde ise Avrupa’da büyük çaplı ölümlere yol açacak olan çiçek salgını ortaya çıkmıştır. Bu ateşli hastalık 60 milyon insanın ölümüne yol açmıştır. İnsanlık sadece çiçek hastalığı değil beraberinde tüberküloz, sıtma, tifo ve kolera gibi salgın hastalıklarla mücadele etmiştir. Bu salgın hastalıkların Amerika kıtasına kadar yayılım göstermiş ve yayılan bu salgın hastalıklar büyük nüfus kayıplarına sebep olunca bunun ardından Afrika’dan köleler getirilmiştir. Böylelikle köle ticareti beraberinde saruhumma ve sıtma hastalıklarının bulaşmasına sebep olmuştur. Bir başka salgın hastalık ise 19. Yüzyıllarda kendini gösteren koleradır. Hindistan’da ortaya çıktığı bilinen bu salgın yiyecek ve su içerisinde bulunan bakteriler yolu ile insana bulaşmıştır.  

                Tarihler 1889-1890 yıllarını gösterdiğinde ise Rus gribi olarak bilinen, "Enfluenzo Salgını" meydana gelmiştir.  Kazakistan, Kırgızistan’da vuku bulan bu salgın Moskova ve Petersburg şehirlerine kadar yayılmıştır. 

                I. Dünya  savaşının sonlarına doğru İspanyol virüsü ve H1N1N salgını olmuştur. 50 milyon insanın hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. 1957’de ise H2N2 virüsü Asya ülkelerinin olduğu bölgelerde yayılımını göstermiştir. İlk tespitleri 1976 yılında yapılan ve hala devam etmekte olan bir başka virüs ise AIDS virüsüdür.

Görüldüğü üzere kaynaklar eşliğinde o döneme bizzat tanıklık etmiş bulunan kişiler tarafından kayda geçen bilgiler dayanarak, insanlık tarih boyunca bu tarz salgın hastalıklar mücadele içerisinde bulunmuştur. Çeşitli yöntemlerle atlatılmaya çalışılsa da, bazı salgın hastalıklar kendiliğinden ortadan kaybolmuştur. Birçok can kaybına sebep olan bu salgın hastalıklar, savaşların kaybedilmesine, imparatorlukların çöküşüne ve şehirlerin bile ortadan kalkmasına sebep olmuştur.

Şuanda yaşamış olduğumuz 21. yüzyılda ise insanlığın başına gelmiş olan Sars-Covid virüsü Çin’de başlayıp bütün dünyayı etkisi altına almıştır. Milyonlarca insanın ölümüne sebep olan bu salgın tüm insanlığı derinden etkilemiş ve halada etkilerini devam ettirmektedir. Dünya bu salgından hem maddi hem de manevi olarak etkilenmiştir. Fakat her ne olursa olsun, yukarıda da bahsi geçen yüzyıllarca insanlık birçok salgın hastalığın üstesinden gelmiştir. Umuyoruz ki dünyayı etkisi altına alan bu virüsün de üstesinden gelecektir.

 

Hülya Tarhan

Yorumlar